KAVASBAŞI AHMED AĞA BİN MUSTAFA VAKFI (ISTANBUL1271 H. / 1855 M

Çengelköy’de Orta köprü civarında dört yol ağzında su terazisi ve  bitişiğinde bir adet çeşmeyi, Çengelköy çarşısında su hazinesini ve bir adet çeşmeyi, Yine Çengelköy’de Vapur İskelesi meydanında bir adet çeşmeyi, sevabı şehitlerin ruhuna hibe edilmek temennisi ve niyeti ile vakfetti

Şüheda Ruhu İçin Çeşme Yaptıran Vakıf

Geçen akşam televizyonda çeşmelerle ilgili bir belgesel izledim ve aklıma bir yazarın, “Çeşmeler, Anadolu’nun ağlayan gözleridir.” veciz ifadesi geldi. Gerçekten de hiçbir çeşme yoktur ki, durup dururken gelişigüzel yapılmış olsun.

Nasıl şimdiki belediyelerimiz, şehitlerimizin mübarek isimlerini parklara, caddelere ve sokaklara vererek, onların adlarını ölümsüzleştiriyorlarsa; Osmanlı döneminde de ecdadımız din ve devlet uğruna şehit olan askerler için çeşmeler yaptırmıştır.

Şimdilerde parkların girişlerine yazıldığı gibi o zamanlarda da çeşmelerin üstüne, hangi şehit için yapıldığı veya kimin hayratı olduğu yazılarak, buradan su içenlerden, şehitlerin ve hayrat sahiplerinin ruhuna gönderilmek üzere dua etmeleri veya sure okumaları istenmiştir.

Bu tür çeşmelere Anadolu’nun birçok yerinde rastlanır. Bu vakıflardan birisi de Miladi 1855 yılında Kavas başı Ahmet Ağa tarafından kurulmuştur. İşte bu vakfın kuruluş amacı; sevabı şehitlerin ruhuna hediye edilmek üzere çeşme yaptırmaktır.