HÜSN-İ HAT DERSLERİMİZ VE HÜSN-İ HATTIN MAHİYETİ

     Kelime olarak  “Yazmak, çizmek; kazmak; alâmet koymak” anlamlarındaki Arapça ḫaṭṭ masdarından türeyen ve “yazı, çizgi; çığır, yol” gibi mânalara gelen hat kelimesi (çoğulu ḫuṭûṭ ve aḫṭâṭ), terim olarak “Arap yazısını estetik ölçülere bağlı kalıp güzel bir şekilde yazma sanatı (hüsnü’l-hat, hüsn-i hat)” anlamında kullanılmıştır. Kaynaklarda genellikle “cismanî aletlerle meydana getirilen ruhanî bir hendesedir (mühendislik)” şeklinde tarif edilen hat sanatı, bu tarife uygun bir estetik anlayış çerçevesinde yüzyıllar boyunca gelişerek süregelmiştir.

Hüsn-i Hat yazıları Kur’an-ı Kerim ayetleri başta olmak üzere bir çok alanda kullanılmaktadır. Kullanılan kamışın tür ve işlevine göre, ayrıca yazılan yazının şekline ve çizgisine göre bir çok çeşidi uygulanmaktadır.

Hüsn-i Hat yazı çeşitleri başlıca altı kısımda toplanmış olup, buna Aklâm-ı sitte (altı kalem) denir. Aklam-ı sitte peyderpey icat olunarak, Bağdat’da Yakut-ı Musta’sami tarafından kesin şekli verilen altı çeşit yazının tamamına verilen isimdir. Bu altı ana çeşit yazı ile, ondan türeyen başlıca yazı çeşitlerini şöylece sıralayabiliriz: Sülüs —2-3 mm. Kalınlığındaki kalemle yazılan Sülüs’te harfler yumuşak ve ahenkli olarak döner.  Nesih Kalınlığı Sülüs’ün üçte biri kadardır. Küfi yazının köşeleri’nin yuvarlanması ile meydana gelmiştir. Muhakkak  Sülüs ve Nesih arasında bir yazıdır. Reyhani – Nesih’in yatay kısımları bu yazıda daha yatkın bir hale getirilmiştir. Nesih’e nazaran daha sert ifadelidir. Tevki’ – 2-3 mm. kalınlığında ve kelimelerin arası birleştirilerek yazılır.  Tuğra, İmparatorluk devrinde Padişahın imzası yerine kullanılmıştır.  Rıkaa’ – Rık’a denilmişse de aslı Rıkaa’dır. Nesih yazının yuvarlak şekli olan ve hareketsiz yazılan Rıkaa’, süratle yazılabilen, harfleri bitişik, kalem kalınlığı değişik bir yazıdır. Latin harflerinin kabulüne kadar, devlet yazışmalarında kullanılmıştır.  Kufi – Geometrik karakterli bir yazı olan Küfi’nin her çeşidinde göze çarpan özellik, parçaların dikey ve yatay olmasıdır. Çoban Mustafa Paşa Külliyesinin süslemeleri ve yazıları bu metod ile yazılmıştır. Ta’lik – XII. yüzyılda İran’da ortaya çıkan bu yazı, Sülüs’le aynı kalınlıktaki kamış kalemle yazılır. Celi – Sülüs’ün istenilen büyüklükte kalın kalemle yazılan çeşidi olup, her tezyini şekil ve istife müsaittir.  Müsenna – Levha ve kitabelerde kullanılan bu yazı, Sülüs ilc Celi’nin karşılıklı olarak çift yazılan şeklidir. Divani  Türk’ün kendine öz, hareketli ve girift bir yazıdır. Hem Tevki’i, hem de Ta’Iik’i andırır. Bu yazıda harf ve kelimeler birbirine kaynaşmıştır.  Siyakat – Küfi’ye benzeyen bu yazı ile; arazi, emlak, mali ve Defter·i Hakanı kayıtları yazılmıştır.

Hüsn-i Hat derslerimiz beylere ve bayanlara yönelik olarak gelen talep doğrultusunda ayrı gün ve saatlerde aktif edilmektedir. Kursumuza katılmak isteyenler vakfımızın iletişim sayfasından talepte bulunabilir ön kayıt yaptırabilirler.